Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.











Crusader Hikayesi  (Okunma sayısı 4531 defa)

Ben daha yeni dönen bir Crusader ile tanıştım ve şimdi anlıyorum. Her Crusader bir çırak alıyordu yanına. Crusader öldüğünüde çırağı onun zırhını, ona verilen emirleri ve hatta ismini dahi alıyordu! İlk crusaderler öldüğünde onların çırakları isimlerini almışlardı. ve bu iki yüz yıl böyle devam etti.

Söylenti girdabı Crusaderlere dönüyordu ve bunun anlamı onlar batıya gidiyordu. Ama kimdi bu uzun, sarışın savaşçılar? Travincal'dan gelen iki yüz yıllık savaşçılara hiç benzemiyorlardı ve bu harabelerde yaşamaları kadim şehrin şüpheli aldatmacasıydı.

Her bir Crusader çok nadir bir güce sahipti. Kılıç ve kalkanın Işığının gücünde ustalaşmışlardı, ve kendilerinde de. Her biri bir crusader olarak yaşamaya ve o şekilde ölmeye yeminliydi. İki yüz yıl önce çıraklarını aldılar ve doğudaki bataklık arazilere doğru yola çıktılar. Bir daha onlardan haber alınamadı, şimdiye kadar.

Crusaderler kendilerini aramaya adamışlar, bu yolda yemin etmişlerdi. Kimse onların yolsuzlukları sonlandırmak için bir yol aradıklarına inanmamıştır. Onlar Kendilerini soylulaştıracak yollar aradılar, Kendi hayat ve maceralarında asıl hedefi. Crusader olmanın anlamı görevin kendisinin anlamını aramaktı.

Crusader'ler yapması gerektiğini öğrendiği zaman Akkhan onları Zakarum inancının kalbine dolanan yolsuzlukları temizlemenin yolunu bulabilmek için tüm dünyaya dağıtmıştı. Onların bu yollarında belirli bir hedef yoktu ve bazı rahipler bunun gereksiz ayak işleri olduğunu düşünüyorlardı, rahipler bu yüzden asla başarılı olamamıştı. Ama Crusaderler, bu onlara bir engel değildi.

Akkan en dindar, çalışkan ve ölümcül Zakarum taraflarını topladı. Onların paladinlerin yaptıkları gibi Işığın gücüne odaklanarak eğitileceklerini sanıyordu. Ama bu askerler, bu "Crusader'ler" hiç bir paladinin sahip olamadığı Zakarum'un gücünü almışlardı.

Çalışmalarımda belirttiğim bu Zakarum'un Yüksek Seviyeli Akkhan isimli rahip kalbindeki inancı yolsuzluğu kullanarak tüketiyordu. O, bu yolsuzluğun Aziz kiliseyi ve bütün herşeyi parçalayacağını biliyordu. Çok fazla duadan sonra Akkhan Crusaderlere verilen bir emir üzerine düşünmeye başladı.

Kehjistan'ın Doğu krallığında Zakarum savaşçılarının Crusaders olarak çağrıldığına dair söylentiler duydum. Yerliler bu konuda en suskun olanlardı, ben Rakkis Paladin ordusunu batıya sürerken crusaderlere verilen bu emirin iki yüz yıllık olduğunu anladım. Ama crusader'ler batıya çok farklı bir görev için gidiyorlardı.


Abd al-Hazir - The Crusaders Part 1 - 8 Journal' Sayfalarından Hazırlanmıştır.



Konu : 23.12.2013 | 14:59
Son Düzenleme: 23.12.2013 | 15:02 Gönderen: Midnite
Etiketler:
Grey_Leonard 14.04.2014 | 00:50

Yarım kalmıi kardaş. Devam etmicek mi.


Sayfa: 1   Yukarı git

Yorum Yapın

Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.